Haber: Rümeysa Yaz, İngilizce Mütercim ve Tercümanlık Bölümü, 1. sınıf öğrencisi
Çeviri Dünyasından adlı etkinlik serisinin üçüncü ve bu dönemdeki son etkinliğinde , göç alanında çevirinin önemli rolü ele alındı. FAÇEV Kulübü ile birlikte düzenlenen etkinlikte, Beraberce Derneği’nden Erdoğan Usta, göç sosyolojisi alanında doktora yapmış ve bu sahada uzun yıllar aktif rol almıș bir sosyal bilimci olarak, öğrencilerimizle bir araya geldi. Üsküdar yerleşkesinde gerçekleştirilen söyleşi, çevirinin yalnızca dil aktarımı değil, aynı zamanda bir hak ve erişim meselesi olduğunu ortaya koydu.
Konuşmasına göç olgusunun tarihsel boyutuyla başlayan Erdoğan Usta, göçün modern bir olgu olmadığını ve günümüzde uluslararası göç hareketlerinin giderek arttığını vurguladı. İç savaşlar, doğal afetler, politik baskılar, sosyal nedenler, eğitim olanakları ve küresel iklim krizi gibi pek çok unsurun göçe sebebiyet verdiğini belirten Usta, Türkiye’nin nüfusuna oranla en fazla göç alan ülkelerden biri olduğuna dikkat çekti.
Kendisinin de geçmişte göç etmeyi tecrübe ettiğini belirten Usta, şehirde yaklaşık 10.000 Türk göçmen bulunduğunu ve bu topluluğun büyük bir kısmının sosyal uyum süreçlerinde ciddi zorluklar yaşadığını ifade etti. Bu noktada çevirinin, göçmenler için yalnızca iletişimi değil, toplumsal hayata katılımı mümkün kılan bir araç olduğunu vurguladı. Çeviri kavramına değinen Erdoğan Usta, dilin temel olarak bir iletişim aracı olduğunun sıkça vurgulandığını; ancak göç alanında tercümenin, hak kapılarını açan kritik bir unsur hâline geldiğini belirtti. Son on yılda topluluk tercümanlığının artan bir ivme yakaladığını söyleyen Usta, “kırılgan gruplar” olarak adlandırılan zorunlu göçmen toplulukların nitelikli tercümanlara olan ihtiyacının altını çizdi.
Katılımcı soruları bölümünde Beraberce Derneği bünyesinde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Erdoğan Usta, derneğin %85 oranında gönüllü çalışan bir yapıya sahip olduğunu aktardı. Derneğin temel hedeflerinden birinin, alan için nitelikli tercüman istihdamının gerekliliğini savunan çalışmalar olduğunu söyledi. Bunun yanı sıra, göç alanında çalışacak tercümanlar için eğitim modülleri ürettiklerini, farklı meslek gruplarına tercümanlarla nasıl çalışılması gerektiğini anlattıklarını ve tercümanlar için ağır vakalarda çalışmanın yol açtığı psikolojik stres ve travmalar için psikolojik destek odaklı bir alan üzerinde çalıştıklarını paylaştı.
Etkinlik, öğrencilerimiz için göç, sivil toplum ve çeviri ilişkisini sahadan örneklerle anlama fırsatı sundu. Erdoğan Usta’nın deneyim temelli ve gerçekçi anlatımı, çevirinin toplumsal etkisini farklı bir perspektiften ele almamızı sağladı. Katılımcılar, çevirinin yalnızca kelimeleri değil, hayatları ve hakları da taşıdığı bir alan olduğunu görmüş oldu.